English | Français
Erkin Üzerine
Sinfonietta Üzerine Eleştiriler

TRT Ankara Oda Orkestrası'nın Avrupa'nın çeşitli ülkelerine yaptığı konser turnelerinde yer verdiği eser pek çok eleştiriler almıştır. Aşağıda bu eleştirilerden yaptığımız bazı seçmeleri bulabilirsiniz.

Claude Pascal, Le Figaro, Paris, 8 Temmuz 1978
"... Yakında ölmüş olan Türk bestecisi Ulvi Cemal Erkin'in canlı ‘Sinfonietta'sını keşfetmekten kıvanç duydum. Yapıtın dinamik bir ilk bölümü, ezgisel çizgilerin birbriyle incelik içinde kaynaştığı bir ağır bölümü ve doğu folklorundan esinlenmiş bir finali var.

Dinleyicilerin salondan ayrılmaya razı olması için Ankara Oda Orkestrası'nın program ışı üç parça daha çalması gerekti. Büyük başarı.

J. Van Voorthuysen, Den Haag, 1 Ağustos 1978
".. Leonard Huizinge 1936 yılında yazdığı kitapta, bütün dünya ülkelerinin ergeç birbirine benzeyeceğini söylerken haklıymış. Türkiye'nin önderi Kemal Atatürk, latin alfabesini 1930 yılında soktu Türkiye'ye; dün akşam Circus Theater'de Ankara Oda Orkestrası'nı dinlerken gördük ki Türkler hem Batı Müziği, hem de kompozisyon alanında bizlerle aynı çizgiye ulaşmış.

İyi tınlayan ezgileri, çarpıcı aksanları, virtüozca yay sıçratmaları ve ince nüanslarıyla Ankara Oda Orkestrası pek kısa bir süre içinde Boyd Noel, St. Martin, İ Musici, Virtuosi de Roma, Stuttgarter gibi toplulukların düzeyine ulaşmış. Gerçekten büyük başarı.

Ulvi Cemal Erkin'in çağdaş denilebilecek "Sinfoniettası hem Batı Müziği temeline oturuyor, hem de Türk Müziği'nin renklerini taşıyor. Güzel müzik ve başarılı bir sonuç. Evet, Türkiye Büyükelçiliği bu Türk lokumunu buraya çağırmakla çok iyi etmiş.

Svert V. Obrazech, Prag, 23 Kasım 1979
"... Ankara Oda Orkestrası Prag'da ve Çekoslovakya'nın başka kentlerinde bir turne yaptı. Onyedi kişiden oluşan bu genç topluluğun Vivaldi, Mozart gibi eski müzik ustalarının yapıtlarını kusursuz çalışının dışında bize verdiği en önemli armağan, çağdaş Türk bestecisi Ulvi Cemal Erkin'in "Sinfoniettası oldu.

Erkin, Türk müzikçilerinin çoğu gibi Paris'te öğrenim görmüş ve Ankara'daki Devlet Konservatuvarı'nın, Ankara Operası'nın kurulmasına katkıda bulunmuş. Erkin'in Türkiye'nin müzik yaşamındaki rolü bize Smetana'yı anımsattı; onu Türk ulusal müziğinin temel taşlarından saymak herhalde yanlış olmaz. Erkin, yapıtlarında ilginç bir biçimde kullandığı klasik çokseslilik ile Türk Müziği'nin armonik, ezgisel ve ritmik elemanlarını ustaca bağdaştırmış.

Ankara'lı müzikçilere bize bu besteciyi gerçek üslubuyla tanıttıkları için müteşekkiriz.

Hans Rohrberg, Neve Presse, 8 Eylül 1983
"Maschsee yakınındaki Kuzey Alman Radyo binasının küçük salonunda, son derece ilgili bir kalabalık konserin başlamasını bekliyordu. Türk bestecisi Ulvi Cemal Erkin'in "Sinfoniettasına ek olarak T.R.T. Ankara Oda Orkestrası Mozart ve Vivaldi de çalacaklardı. Acaba başarılı olabilecekler miydi?

Erkin'in "Sinfoniettası coşkulu bir canlılıkla karakterize edilmişti. Sanki çağımızın imajını yaratıyormuş gibi, teknik ve ritim güçlüğünün yanında bilhassa adagio ve allegro'da hissedilen hafif folk ezgisiyle.

Böylesine bir müzik zevki için Ankara Oda Orkestrası'na çok teşekkürler.